Bize Ulaşın

    Bostancı Mah. Prof. Ali Nihat Tarlan Cad. Bostancı İş Merkezi No: 5/14 Kadıköy – İstanbul

    Bizi Arayın
    0534 585 03 88

    E-Posta Gönder
    info@anatoliapsikoloji.com

    Kış Depresyonu

    5 yıl önce · · Kış Depresyonu için yorumlar kapalı

    Kış Depresyonu

    RUHUNUZ MEVSİM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI?

    Kış Depresyonu 🥶 ❄️

    İlkbahar ve Yaz mevsimleri herkesin kendini şarj ettiği mevsimlerdir. Bu mevsimlerde kimse eve kapanmak istemez, güneşli güzel günlerde parklara, sahillere atarız kendimizi. Yaz gecelerinde de gökyüzü̈ ile yıldızımız barışıktır, gökyüzüne bakarak buluruz huzur.

    Gelgelelim önce Sonbahar, ardından da Kış kendisini hissettirmeye başladığında şarjımız azalmaya başlar. Öyleki imkânımız olsa “Eylül ayından Mart ayına uyumak isterim” zira pilim zayıflıyor deriz😊

    Herkeste bulunduğu sanılan bu duygu hali bir “Mevsim Depresyonudur”, ve sadece depresyona meyilli insanlarda çıkar.

    Sonbahar ve Kış aylarında bazı belirtilerle ortaya çıkan depresyon türüne “Mevsime Bağlı Duygusal Rahatsızlık (SAD) ya da Mevsimsel Depresyon diyoruz.

    SAD kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülür. Çoğunlukla 20li yaşlarda başlayıp, 40lı yaşlara kadar mevsimsel değişimlerde görülen bir durumdur.

    Depresyona giren kişi de bunu ancak etrafına baktığında görür, bakar ki hayat devam ediyordur. Herkes onun gibi nedensiz bir sıkılma, huzursuzluk, keyifsizlik, hiçbir şey yapmama halleri içinde değildir.

    Mevsimlerle Barışmada Alternatifler;

    ❄️Kapalı ve bulutlu havalarda bile canınız istemese bile kendinizi zorlayıp hergün dışarıda vakit geçirmeye çalısın. Gün ışığının etkileri yararlı olacaktır.

    ❄️Yeme alışkanlığınıza dikkat edin, herzamanki yeme düzeninizden daha farklı olarak yeme istekleriniz olabilir. Farkında olun.

    ❄️Hareket serotonin salgılanmasını artırır. Bunun için 3 gün günde yarım saat egzersiz yapmak iyi gelecektir.

    ❄️Kendinizi ait hissettiğiniz çevrelerden uzak kalmak istediğiniz bir dönemdesiniz. Aman içinizdeki sesi dinleyip yatmayı tercih etmeyin, sosyal çevreniz ile vakit geçirmeye kendinizi zorlayın! .

    ❄️Hobiler edinin, ve ya yaptığınız hobilerinizi devam ettirin. Erteleme huyunuzun sesini kesin, ve işe yaramaz yapsamda zevk almam diyen sese kulak vermeyin

    . ❄️Paranız ve zamanınız varsa sıcak ülkelere bir tatil yapabilirsiniz (bu bir kaçış̧ olmasın yüzleşmek en sağlıklısı👍🏿)

    🥶Bunların hepsi çok zor ve yapacak motivasyonum gerçekten yok diyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve Profesyonelden destek alın🤗

    Sevgiyle Kalın♥️

    Travmaların Geçmişten Uzanarak Yeni Bir Kurban Seçme Gücü Vardır

    9 yıl önce · · Travmaların Geçmişten Uzanarak Yeni Bir Kurban Seçme Gücü Vardır için yorumlar kapalı

    Travmaların Geçmişten Uzanarak Yeni Bir Kurban Seçme Gücü Vardır

    Travmaların Geçmişten Uzanarak Yeni Bir Kurban Seçme Gücü Vardır

    TRAVMALARIN GEÇMİŞTEN UZANARAK YENİ BİR KURBAN SEÇME GÜCÜ VARDIR…!

    Buda demek oluyor ki anneniz doğmadan önce bile, Annenizin, Büyükannenizin ve Sizin ilk izleriniz “Hepsi Aynı Bedendeydi” .

     3 Nesil aynı Biyolojik Çevreyi paylaşır..! Yani ebeveynin Travması, çocuğunun travması haline gelebilir. Ve çocuğun gerek “Duygusal”, gerek “Davranışsal” problemleri ebeveynini AYNALAR!

    Çok üzgünüm belkide sebepsiz yere oluşan duygu durumlarınız, durumlarınız, bilmediğiniz ve acı çekmenize sebep olan çözülmemiş travmalar (yada sebepsiz olduğunu düşündüğünüz) size ebeveyniniz tarafından bırakılan kötü bir miras olabilir. 👇🏻 .Kalıtsal Aile Travmaları “Miras”

    Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir, yada zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş olabilir, hikayesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam eder.

    Nasıl olur? ;

    İlk başlarda genetik mirasımızın yalnızca anne-babamızdan aldığımız kromozomal DNA 🧬 yoluyla aktarıldığına inanılıyordu. Kromozomal DNA saç, göz ve ten rengi gibi fiziksel özellikleri aktarmakla sorumludur.

    Şaşırtıcı biçimde bütün DNA’mızın %2 sinden az kısmını oluşturur. Diğer %98 lik bölüm ise “kodlanmayan” DNA dır. Ve kalıtımla aldığımız duygusal davranışsal ve karakter özelliklerinin birçoğundan sorumludur.

    Etkilenmiş olan DNA bizlere rahmin dışındaki dünyaya hazırlamaya yardımcı olan bilgileri aktarır. Ve çevremize uyum sağlayabilmemiz için ihtiyacımız olan belirli özelliklere sahip olmamızı sağlar.

    Yani benzer stress faktörlerine hazırlıklı olmak için hayatta kalmamıza yardımcı olacak belirli araçlar ile doğarız.

    Bu iyi bir haber! Ve “Terapiler” Niçin çok kıymetlidir!!!

    Çünkü stresli durumlara uyum sağlamamıza imkan veren içsel bir yetkinlik veya çevresel esneklik ile dünyaya geliriz.

    👇🏻

    Bu içsel yetkinliğimizi farkedebileceğimiz tek ortam kendimiz ve özgeçmişimiz ile yüzleştiğimiz psikoterapi atmosferidir.

    Kişi kendi özgeçmişinde bulduğu içsel yetkinliği ile kaderinin yeniden yazılması yolundaki engelleri aşabilir.

    Neden Terapiye Gitmeliyim

    9 yıl önce · · Neden Terapiye Gitmeliyim için yorumlar kapalı

    Neden Terapiye Gitmeliyim

    Kişinin duyabileceği her türlü kaynak bilgi ve değişim gücü, kişinin özgeçmişinde mevcuttur. Kişi kendi özgeçmişinde bulduğu içsel yetkinliği ile kaderinin yeniden yazılması yolundaki engelleri aşarak yepyeni bir hayat kurabilmektedir…

    Terapi; kişinin kendisini tanıma ve kendi farkındalığını oluşturma sürecidir. Kişi bu süreçte iç görü kazanarak, kendi duygusal gereksinimlerinin, ilişki kalıplarının, korkularının ve arzularının farkına varmaya başlar.

    Terapi, kişinin iç dünyasında yaşadığı duygusal karmaşanın durulmasına ve ruhsal sağlığındaki dengenin oluşmasında destekçidir.  Terapi yolculuğunda kişi kendisini ve çevresindeki insanları anlamaya başlar ve kendisini iyi “hissedebilmesi” için yaşamsal baş etme stratejileri geliştirmesinde yardımcı olur.

    Terapide çalışılan konular oldukça çeşitlidir, bunlarda sıklıkla çalışılanlar şunlardır,

    • Kaygı (anksiyete)
    • Korku/Endişe
    • Yalnızlık hissi/İzolasyon
    • Stress
    • Özsaygı/Kendilik Değerleri sorunları
    • Erken çocukluk dönemi travmaları
    • Dışlanmış yada inkar edilmiş benliğin tekrar keşfedilip entegre edilmesi

    İşin özü, “Terapiler” Niçin çok kıymetlidir!!!

    Çünkü stresli durumlara uyum sağlamamıza imkan veren içsel bir yetkinlik veya çevresel esneklik ile dünyaya geliriz.

    👇🏿

    Bu içsel yetkinliğimizi farkedebileceğimiz tek ortam kendimiz ve özgeçmişimiz ile yüzleştiğimiz psikoterapi atmosferidir.